info@gundogducevre.com
Kültür Mah. Vasıf Çınar Blv. Ülkü Apt. No:27/9 Alsancak / Konak, İzmir
KENTE VE KENTLİYE SAYGI GÖSTERGESİ YEŞİL ALANLAR!...
Ülkemizde kişi başına düşen yeşil alan miktarlarının Dünya ülkeleri ortalamasına bakıldığında düşük olduğunu tahmin etmek sanırım kehanet olmayacaktır. Nedir, Yeşil alanın tanımı? Bir Toplumun yararlanması için ayrılan, şehrin mimari yapısıyla uyumlu, ulaşım olanakları açısından elverişli ortak kullanım alanlarına “Yeşil Alan” denmektedir. Piknik alanları, dinlenme yerleri, çocuk ve oyun bahçeleri, fuarlar, botanik ve doğal yaşam parkları bu “Yeşil Alan” tanımı içinde değerlendirilmektedir.
Yeşil alanların niteliği ve niceliği kentin iklimini, dokusunu ve kimliğini belirler;Şöyle ki; bu yeşil alanlar sayesinde kentler kendi mimarisinin alışılmış geometrik yapısının dışında bir estetik form değeri kazanırlar.Yeşil alanlar, kazandığı bu formla, adeta bir sanat eseri karşısında duyulan hazzı kentli bireye duyurur. Bu da bireyin yaşama bakış açısını olumlu yönde etkiler.Yeşil alanlar sadece bu kadar mı katkı sağlar? Elbette hayır. Kentin iklimi, yine yeşil alanların varlığıyla dengelenir ve şekillenir.Havadaki oksijen miktarı, hava akımı, nem dengesi, ısı değişiklikleri, sera gazı miktarlarında azalma, hep yeşil alanların varlığıyla paralellik gösterir. Bu saydıklarımız yeşil alanların kente ve insana doğrudan yaptığı katkılar olarak nitelendirilebilir. Peki, dolaylı katkıları… Kişinin sosyalleşmesi, gürültüden ve kent yaşamının kargaşasından bir nebze uzaklaşması,mutluluk hissi duyması, yine yeşil alanların varlığıyla ilintilidir.
Dünya Sağlık Örgütü ( WHO ) bir kentte kişi başına düşen yeşil alan miktarının, nüfusa bakılmaksızın en az 9 m2 olması gerektiğini ancak bunun idealinin 10-15 m2 olduğunu belirtmiştir. Avrupa ve Amerika da bazı kentlerde kişi başına düşen yeşil alan miktarları; Stockholm 87.5 m2, Newyork 23.1 m2, Roma 45.3 m2, Paris 14.5 m2, Londra 27 m2, Amsterdam 45.5 m2, Berlin 27.1 m2.dir.
Türkiye genelinde ise rakamlar tahmin edebileceğiniz gibi ne yazık ki oldukça düşük. İstanbul’da kişi başına düşen yeşil alan miktarı 6 m2 iken, Bursa da 10 m2, İzmir 5 m2, Samsun 5.6 m2, Balıkesir 3.1 m2 dir. 02.09.1999 tarihinde yayınlanan “3030 sayılı kanun kapsamı dışında kalan belediyeler tip imar yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik” ile de aktif yeşil alan miktarı büyükşehir belediyeleri dışında kalan yerleşim alanlarında "10 m²", bu sınırın dışındaysa "14 m²" olarak belirlemiş. Ancak, ülkemizde kişi başına düsen mevcut yeşil alan miktarı, yerleşik alanlarda ortalama "1-2 m² "ye tekabül etmekte! Yine Şehirlerin halka açık yeşil alan yüzdelerine (Park ve Bahçeler) bakıldığında; Newyork’ta %14 iken onunla aynı ayarda megakent olarak gösterilen İstanbul’da bu oran %1.5, Londra’da %38.4,Hong Kong’da %41 dir.Bu rakamlar bağlamında değerlendirdiğimizde, “Yeşil Alan “miktarı açısından Dünya’nın diğer kentleriyle farkımız ne yazık ki eksi yönde,açıkça ortadadır.
Peki, çare nedir? Çare kültürdür, çare bilinçdir, çare eğitimdir, çare vizyondur! Çare kent yaşamına, kentlisine sahip çıkan, saygı duyan, vicdanını rantın önüne koyan idarecilerdir; kenti yönetenlerdir.Elbette çare tek değildir! Ama gerçek olan tek şey, insanımızın nefes alacağı, yeşil alan miktarlarının arttırılmasıdır!