info@gundogducevre.com
Kültür Mah. Vasıf Çınar Blv. Ülkü Apt. No:27/9 Alsancak / Konak, İzmir
22 Mart Dünya Su Günü ilan edilmiş,1993 de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda! Bu gün ilanlarının mevcut durum tesbitini ve gelecek analizlerini iyi yapan ve sıkıntıyı gören bir grup uzman grubu tarafından konunun önemine dikkat çekmek amaçlı yapıldığını düşünürüm hep!Nitekim BM ve üye ülkelerin 22 Martı Dünya Su Günü ilan etmesinin gerekçesine baktığımızda da,dünyadaki su kaynakları ile ilgili somut çalışmaları ödüllendirmek,konuya dikkat çekmek için yapılacak etkinlikleri desteklemek ,dünyadaki öncelikli su sorunlarını ortaya koymak ve topluma gerekli mesajları vermek olduğunu görüyoruz.1997 den bu yana her 3 yılda bir düzenlenen ve binlerce katılımcıya ulaşan Dünya Su Forumunda, “Temiz içme suyuna ulaşma şansı olmayan bir milyar insan var!” gibi çarpıcı bir başlıkla, dünyaya,suyu tasarruflu kullanın mesajı verilebiliyor.
Dün Dünya Gazetesinde,meslektaşımız, GE Türkiye Su Teknolojileri Müdürü Alper Tunga Dost,”Ülkemizde termik santrallerde kullanılan sadece soğutma suyu miktarının çok yüksek olduğunu,1 termik santralde kullanılan soğutma suyunun özellikle yazları su sıkıntısı çeken,İstanbul ilinin 4 günlük suyuna karşılık geldiğine dikkat çekiyor”Dünya kriterlerine göre yılda kişi başına 1000m3 ve altı su rezervi bulunan ülkeler su fakiri,2000 m3 ve civarı ise su azlığı yaşayan ülke olarak niteleniyor.Yine Alper Tunga Dost,”Ne yazık ki ülkemizde 80 milyona yakın nüfusumuzla kişi başına düşen su rezervimiz yılda 1519 metreküp.Su fakiri ülkeler içinde yer almasak da su azlığı yaşayan ve gelecekte su fakirliği riski taşımaktayız,”diyor, bunu zaten tüm resmi kaynaklar da doğruluyor.Yani su kaynaklarımız kısıtlı,hele artan sera gazlarımız,iklim değişikliğimizle su kaynaklarımızı çok daha dikkatli kullanmak zorundayız!
En az su kadar önemli bir diğer konu da katı atıklarımız,çöplerimiz.Hergün yediğimizi içtiğimizi çöp kutularına atıyoruz,bunlar ne oluyor,nereye gidiyor diye düşünüyor muyuz hiç?Bunların bir kısmı geri kazanılıyor,örneğin ambalaj atıkları,süt kutuları,metal içecek kutuları,plastikler,karton ve kağıtlar gibi.Ama evsel çöp dediğimiz mutfak artıkları vb.bugüne kadar Belediyeler tarafından toplanarak, Harmandalı’da bulunan B,şehir belediyesinin çöp depolama alanına gidiyor.Ancak Harmandalı çöp alanı artık ömrünü doldurmak üzere ve bu nedenle B.Şehir Bel.si yeni düzenli katı atık bertaraf tesisi yapmak için kolları sıvadı.Bu işin en zor tarafı yerseçimidir.Teknik ve bilimsel açıdan en doğru yeri de bulsanız da olayın sosyal ve psikolojik boyutu vardır.İl Çevre Md.lüğü yaptığım dönemlerden gayet iyi bilirim.Kimse evinin yakınında katı atık tesisi istemez ve direnişe geçer. Ama öte yandan bu tesislere de artan nüfus ve göçlerle kentin ihtiyacı var,bir yere de yapılmak zorunda!
Bu konuda en doğru şekilde bilgilenmek amacıyla geçtiğimiz günlerde Çevre profesyonelleri grup toplantımıza B.şehir den konunun uzmanı meslektaşlarımızı davet ettik,hem bilgilendik,hem de 2 saate yakın konuyu tüm yönleriyle tartıştık.Kuzey Bölgesi Katı Atık Değerlendirme tesisinin çoğumuzun endişesi olan, çöp araçlarının yerleşimlerin içinden değil de çevre yolundan direk alana 6 km lik bağlantı yapılacağını,en yakın yerleşim olan Yamanlara 1.3 km mesafede olduğunu,alanda jeolojik,hidrojeolojik etüdlerin yapıldığını,kapalı sistem Avrupa’da örneklerini gördüğümüz, geri kazanım ayrıştırma tesislerinin yapılacağını,ek yakıt ve enerji eldesi olduğunu ve B.şehir Bel.Bşk.nının, tesisin uluslararası en ileri teknolojiye sahip olabilmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağını ve sayfam dolduğu için yazamadığım daha pek çok teknik detay öğrendik.İçimiz ferahladı.Umarım tarafların üzerinde konsensus sağladığı ve İzmir’in çöp sorununu çözen bir tesis yaratılır.