EVLER VE KENTLER SAHİPLERİNİ ANLATIR!

Evler ve Kentler Sahiplerini Anlatır!

Günümüzde şehir yaşamını çevresel açıdan tehdit eden unsurlar olan su kirliliği, hava kirliliği, radyoaktif kirlilik ve gürültü kirliliği’nin yanısıra görsel ve estetik kirlilik de büyük ölçüde önem taşımaktadır.Özelikle son yıllarda yoğunluğu gittikçe artan, insanları ve çevrenin fiziksel yapısını olumsuz yönde etkileyen görsel kirlilik sorunu ile karşı karşıya kalmaktayız. Şöyle bir İzmir cadde ve sokaklarını dolaşırken başınızı hafifçe yukarı kaldırıp iki tarafınıza baktığınız zaman neler görüyorsunuz? İsterseniz ben gördüklerimi sıralayayım;Ticari amaçlı iş yerlerinin adlarını, işaretlerini ve duyurularını içeren çeşitli boyut ve renkte çoğunlukla gelişigüzel yerleştirilmiş büyüklü küçüklü tanıtım tabelaları, camlara yapıştırılmış irili ufaklı ilanlar, yol ve tretuvar kenarlarının üstlerine koyulmuş bayrak direği şeklindeki bez ilanlar, yüzünüze gözünüze sürünen ve rüzgarda kimi zaman devrilen ve uçuşan kumaşlar, apartmanların dış cephesini her katta ayrı ayrı uygulamalarla bozan yapmacık şekilde güya süslü tabelalar, ana binanın dış cephe karakteri ile hiç alakası olmayan dükkan cepheleri, sağdan soldan sallanan ipler, cephelerde ,kapı girişlerinde açıkta bırakılan teller, çatılardaki veya balkonlardaki antenler, gelişigüzel yerleştirilen klima motorları, doğalgaz boruları;Yoldan geçerken üzerinize damlayan sular ve yüzünüze üflenen sıcak-soğuk tahliye havaları da cabası!

Oysa son yıllarda ülkemizin gerek hava yolları gerekse de deniz yolları ile Avrupa ve Dünya’ya açılan en büyük illerinden biri olan İzmir’imiz çok daha estetik ve zarif bir kent kimliğini hak ediyor. Turizmin hareketlenmesi ile birlikte son 1-2 yıldır yol ve yer belirten tabelalarda biraz iyileşme sağlansa da hala yeterli değil! Geçtiğimiz günlerde yol soran bir turist çiftin elinde gördüğüm ve belli ki ya gemide ya da inince eline verilen İzmir şehir haritasının da çok yetersiz olduğu gibi !

Yurtdışında gidip gördüğümüz şehirlerde ve hatta köy ölçeğindeki küçücük yerleşim yerlerinde bile düzene, binalara,peyzaja ,dış cephe tabelalarındaki gözü yormayan sadelik ve estetiğe, tarihi dokuya verilen öneme ve her şeyden önce insan yaşamına duyulan saygıya şahit olmuyor muyuz?Buradaki kilit kelime bence insana verilen değer ve saygıdır! Bu mantalitenin yerleştiği kentler, gerçek anlamda çağdaş kentlerdir!

Son olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Tasarım Ve Kentsel Estetik Şube Müdürlüğüne soruyorum; Allah aşkına şehir merkezinde bulunan küçüklü büyüklü yeşil alanları ile refüjlerde çiçeklendirilerek güzelleştirilmeye çalışılan alanları,yurt dışı veya ülkemizdeki diğer büyük kentlerde pek çok örneğini gördüğümüz gibi,daha estetik,daha zarif hale getirmek mümkün değil midir?Ayrıca bu alanların etrafına çakılan ve çoğunlukla ayaklarla vurulup yerlerde sürünen kazıklar arasına gerilen halatlar yerine,şehrimizi ve bu alanları daha tanımlı gösterecek ve yine daha kalıcı ve görsel olacak bir nevi kent mobilyası ve kimliği olan korkuluklarla süslemek çok mu fazla maliyet gerektiriyor, acaba?

Contact

Contact
+90 (232) 464-35-44
info@gundogducevre.com
Kültür Mah. Vasıf Çınar Blv. Ülkü Apt. No:27/9 Alsancak / Konak, İzmir
Thanks! Your message has been sent successfully...
Sorry, something went wrong