KARBON ZİRVESİ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Karbon zirvesi ve düşündürdükleri

Geçtiğimiz hafta İstanbul’da düzenlenen II. Karbon Zirvesi’ne, çimentodan demir çeliğe, otomotivden taşımacılığa kadar farklı özel sektör temsilcileri ile ilgili kurum ve kuruluşlar katıldı. Zirvede temiz enerji yatırımları, iklim değişikliği, karbon emisyon ticareti, karbon piyasaları, ulusal ve uluslararası ticaret mekanizmaları ve Kyoto Protokolü ve özel sektörün karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik örnek çalışmaları görüşüldü, katılımcılara aktarıldı.

Karbon emisyon ticareti aslında; Bireylerin, kurum ve kuruluşların, özel şirketlerin, sivil toplum örgütlerinin faaliyetleri sonucu oluşan sera gazı emisyonlarının gönüllü olarak azaltımını dengeleyebilmek amacıyla oluşturulan bir ticari pazar, borsa gibi; Önümüzdeki yıllarda çok daha hareket kazanacak bir borsa! Karbon emisyon ticaretinin farklı birkaç mekanizması var. Örneğin siz çok fazla karbon emisyon salınımı olan bir faaliyette bulunuyorsunuz, bunu kompanse etmek için kendiniz yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretir veya atık ısı eldesi gibi çevre dostu yatırımlar gerçekleştirirseniz ve bunu dünyadaki örneğin Gold Standard bir sertifikasyon sisteminden belgelettirirseniz, buradan elde ettiğiniz artı değer karbonu, kendi tesisinizde ürettiğiniz karbon miktarına karşı ofsetleme yapabilir, karbon hesabınızdan düşebilirsiniz veya elinizdeki karbon sertifikalarınızı başka tesislere, başka ülkelere satabilirsiniz.

Peki, karbon emisyon ticareti Türkiye’de nasıl işliyor? Türkiye’ de henüz zorunlu karbon ticareti yapılmıyor. “Gönüllü mekanizmalar” mevcut. Ülkemiz bu konuda “İklim Değişikliği Eylem Planı” hazırladı. Ayrıca, gönüllü karbon piyasalarında 300’ün üzerinde proje yapıldı, 20 milyon ton/yıl karbon kredisi kazanıldı. Bu durum önümüzdeki yıllarda ülkemize karbon emisyon ticaretinde avantaj sağlayabilir.

Daha önce de yazdığım gibi, ülkemiz Kyoto Protokolü’nde gelişmiş ülke kategorisine dahil edilmişti. (Ek-1 listesinde yer alıyordu, yani sera gazı salınımında üst seviyelerde olduğu düşünülüyordu). Hal böyle olunca, sera gazı emisyonlarını azaltma hedefi koyup, bu hedefi tutturmamız gerekiyor, Ancak bu hedefler gelişmiş ülke hedefleri olduğu için bizim bu hedefleri yakalamamız oldukça zor ve maliyetli! Bu geçiş döneminde bize özel statü üyeliği verilmişti bu nedenle!

Önümüzdeki yıl, Paris’ te gerçekleştirilecek konferans bizim için önemli! Burada neler konuşulacak? Global karbon emisyon piyasası kurulabilecek mi, ülkeler ne kadar karbon emisyon azaltım hedefine razı olacak? Ülkemize ne hedef konulacak,bu durumdan nasıl etkilenecek? 2020 yılından itibaren uygulanması planlanan Paris İklim Zirvesine giden yolda nelerle karşılaşacağız merakla bekliyoruz. Umarım yeni yapılacak olan Paris Anlaşması’nda karbon emisyon salınımı konusunda gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler arasında farklılık olduğu gözetilir ve ulusal şartlar, beceriler dikkate alınmak suretiyle tüm ülkelere uygulanabilir de ülkemizde biraz daha rahat nefes alır; ama tabii aslında bu rahat nefes alış, dünya ve insanlar adına aslında daha fazla karbon solumak demek, yani bizlerin sağlıksız nefes almaya devam etmesi demek! Buyrun tercihi siz yapın! Ankara IFAT(Uluslar arası Çevre Teknolojileri Fuarı)’dan sevgilerle; haftaya sizlere buradaki izlenimlerimi de aktaracağım…

Contact

Contact
+90 (232) 464-35-44
info@gundogducevre.com
Kültür Mah. Vasıf Çınar Blv. Ülkü Apt. No:27/9 Alsancak / Konak, İzmir
Thanks! Your message has been sent successfully...
Sorry, something went wrong